Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Nijerya’da Devam Eden Kaynak Laneti

Yazar: Deniz ERBEK

Kaynak Laneti Teorisi Nedir?

Kaynak Laneti Teorisi, petrol/doğalgaz ya da maden zenginliği ile yavaş iktisadi büyüme arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu savunarak, özellikle doğal kaynak rezervi fazla olan ülkeler üzerine odaklanır. İlgili teoriye göre, bir emtia patlaması sonucunda diğer sektörlerin yatırım yapmak için nispeten cazibesini kaybederek, artan gelir dalgalanmalarına yol açar ve bunun sonucunda rantiye devlet modelini oluşturur.

Muazzam petrol ve doğalgaz zenginliğine sahip bir ülke olan Nijerya neden hâlâ açlığın ve susuzluğun pençesinde?

Kaynak Laneti” teorisinin ve rantiye devlet modelinin tipik bir örneği olan Nijerya’da ekonomik sistem, halkın yararı üzerine temellendirilmesi gerekirken, elitlerin ve yabancı sermayedarların lehine temellendirilen bir sistemdir. Mali düzensizlik ve açlık sınırının genelleşmesi, zengin kaynaklar üzerinde yaşayan milyonlarca yoksul ve umutsuz bireyi, şiddete ve illegal faaliyetlere yönlendirmektedir. Fidye için insan kaçırmadan petrol/doğalgaz tesislerine yönelik saldırılara, deniz korsanlığı faaliyetlerinden yasadışı petrol ikmaline ve finansman sağlamak için terör örgütlerine katılım gösterme gibi eylemlere kadar bir dizi iktisadi yaşamdan kaynaklanan çatışma problemi söz konusudur.[1]

Rantiye Devlet Modeli Nedir?

Rantiye devletlerde rantlar ekonomiye hâkimdir. Devlet gelirlerinin %40’tan fazlasının petrol veya diğer dış kaynaklardan elde edilmesi ve GSYİH içindeki oranının yüksek olması gerekir. Bu sebeple milli hâsıla üretim sürecinde toplumun çoğunluğu rol almazken, tüketimde önemli rol oynarlar. Bu da devlet ile vatandaş ilişkisinin demokratik Batı tipi devletlerden farklı olmasına yol açar. Devlet hizmetleri için vergi ödenmez. Bu nedenle de kamu yönetimi kalitesini sorgulamaz. Devlet, özel sektör ilişkisi kesinlikle tek taraflı devlet kontrolündedir. Özel sektör her türlü üretim sürecinde izin, sözleşme, teşvik şeklinde kamunun sübjektif ve politik kararlarına bağlıdır. Bu nedenle Batı tipi bir burjuva hiçbir zaman bu ülkelerde yetişmez. Devlet desteğine bağımlı ve edilgen bir özel sektör vardır. Dolayısıyla, bu kesimden inovatif ve küresel rekabetçi bir üretim beklenemez. Rantiye devletin doğrudan üretim ve dağıtımda artan rolü kamu bürokrasinin işlev ve yapısını etkiler. Bürokrasi bağımsızlığını yitirerek söz konusu mekanizmanın bir parçası haline gelir ve kullanılan rantlar bürokrasi aracılığıyla iktidarın gücünün arttırılmasını sağlayan bir aparata dönüşür. Rantiye devletin en büyük olumsuz etkisi ekonomik kalkınmayı engellemekle birlikte siyasi hayatı verimsizleştirmesidir. Çünkü söz konusu modelde ekonomi doğal kaynaklardan elde edilen dış kaynak girişine bağımlıdır.[2]

Nijerya’da Kaynak Laneti ve Rantiye Devlet Modeli

1970’lerde yeni petrol ve doğalgaz rezervlerinin bulunması, iktidara gelen siyasilerin bu durumu bir rant aracına dönüştürmesini beraberinde getirmiş, yolsuzluk ve yozlaşma Nijerya siyasetinin bir diğer anahtar kavramını oluşturmuştur. Bu durum hem siyasi krizlere hem de politik sebepli toplumsal çatışmalara ortam hazırlamıştır.

Nijerya, 220 milyondan fazla nüfusuyla Afrika’nın en kalabalık ülkesi ve dünyanın altıncı ülkesidir.  Dünyanın en büyük onuncu ham petrol üreticisidir ve 2014 yılında düşük-orta gelir statüsüne ulaşmıştır. Ancak toplam nüfusun yaklaşık %37’sini temsil eden yaklaşık 84 milyon Nijeryalı yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır.[3]

480 milyar dolarlık GSYH ve askeri gücüyle beraber Afrika kıtasının, potansiyeli en yüksek devletlerinin başında yer almasına rağmen gerek koloni öncesi gerekse koloni ve bağımsızlık dönemlerinde artarak devam eden “yapısal sorunlar” Nijerya’nın potansiyelinin hayata geçirilmesine engel olmuş, çatışma sorunlarıyla ve hem siyasi hem ekonomik krizlerle adı geçen bir ülke vaziyetine gelmiştir.

Nijerya’nın güneyindeki Nijer Deltası’nda meydana gelen petrol sızıntıları, dünyanın en kirli yerlerinden biri haline gelmekle birlikte, son derece tehlikeli bir durum söz konusu; militan gruplar boru hatlarını havaya uçuruyor, petrol şirketleri ihmalkârlıkla suçlanıyor, adam kaçırma olayları artıyor ve dışarıdakilere karşı derin bir güvensizlik var.[4]

Nijerya hükümeti, ülkenin bütçesini dengeleme baskısı altında vatandaşlarına sağladığı birkaç faydadan biri olan petrol sübvansiyonunu iptal ederek ulaşım maliyetlerini bir gecede dört katına çıkardı.[5] Bunun yanı sıra, Nijerya’nın para birimi olan nairanın değerini ABD dolarına sabitleme politikasını sonlandırdı ve nairanın önemli ölçüde değer kaybetmesine izin verip, ithal edilen her şeyin daha pahalı olmasına yol açarak göz göre göre daha çok insanı yoksulluğa itti. Hükümet, en yoksul ailelere üç ay boyunca 54 dolar (42 sterlin) tutarında nakit transferi yapsa da ne yazık ki herkese fayda sağlamadı.[6]

Dolayısıyla, Devlet Başkanı Bola Tinubu’nun Nijerya’nın yapısal sorunlarına karşı benimsediği reçete, yani iktisadi politikaları, bir neslin gördüğü en kötü yaşam maliyeti krizini tetikledi.

2024’ün mayıs ayında Ekonomik Planlama Bakanı Atiku Bagudu, uygulanacak politikaların yol açabileceği acılar için özür dilediğini ancak bunların gerekli olduğunu, söz konusu tedbirlerin uzun vadede istikrar getirecek gelişmiş bir ekonomik yapılanmanın parçası olduğunu ifade etmiştir.

Akaryakıt sübvansiyonunun artması ile birlikte Nijerya’nın para birimi olan nairanın değerlenmesinin ekonomiye zarar verdiği öne sürüldü. Tinubu yönetimindeki bir yetkili olan George Akume, hükümetin bir yıllık ilerleme raporunu sunarken, yönetimin ekonomimizi istikrara kavuşturmayı ve sürdürülebilir büyümeyi teşvik etmeyi amaçlayan önemli ekonomik reformlar uyguladığını ifade etti. Söz konusu reformların yabancı yatırımcıların güvenini artırmayı da amaçladığı savunulmaktaydı.

Hayat Kurtarıcı Destek Çağrısı

12 Kasım 2024 tarihinde Birleşmiş Milletler’in (BM) üç kuruluşu, rekor düzeydeki enflasyon, iklim şokları ve devam eden çatışmaların 2025 yılında gıda güvensizliği yaşayan insan sayısını 33 milyona çıkarması beklenen Nijerya’da hayat kurtarıcı destek çağrısında bulundu. Nijerya’nın, 2025’in ikinci yarısında özellikle yaklaşık beş milyon insanın akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya olduğu kuzeydoğu eyaletleri Borno, Adamawa ve Yobe’de büyük bir açlık kriziyle karşı karşıya kalacağını, Zamfara, Katsina ve Sokoto eyaletlerindeki yeni açlık merkezleri de dahil olmak üzere diğer bölgelerin de risk altında olduğu ifade edildi.[7]

24 Kasım 2025 tarihinde Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (UNOCHA) Sözcüsü Jens Laerke, BM Cenevre Ofisi’nin haftalık basın toplantısında yaptığı açıklamada, Nijerya için başlatılan “2025 Müdahale Planı” kapsamında 910 milyon dolar tutarında yardım çağrısında bulunduklarını ve “2025 Müdahale Planı” için yardım çağrısı başlattıklarını aktardı. İlgili planın çatışma, iklim krizi ve ekonomik istikrarsızlığın sivillere ağır bedeller ödettiği Borno, Adamawa, Yobe gibi ülkenin kuzeydoğusundaki eyaletlere odaklandığını ifade etti. Ayrıca, küresel fonlamanın azaldığını hatırlatan Laerke, Nijerya müdahale planının, kıt kaynakların kullanımındaki verimliliği artırmayı da hedeflediğini belirtti.[8]

Nijerya’nın SHELL ile Davası

Shell’in Nijerya’da uzun ve karmaşık bir sicili vardır. 1956’da ülkede petrolü keşfeden ilk şirkettir ve o zamandan beri on yıllar boyunca sektörün gelişimine öncülük etmiştir.[9]  İngiltere-Hollanda şirketi olan Shell, 1956’dan beri Nijerya’da petrol sondajı yapmakta olup, Güney Nijer Deltası bölgesinde birçok yerel sakin, ekonomik faydalardan mahrum bırakılırken topraklarının kirletildiğinden şikâyet etmektedir.
Bu durum, Shell ile Nijerya hükümeti arasında zaman zaman şiddetli çatışmalara yol açtı; hatta hükümet 1995’te yerel aktivist Ken Saro-Wiwa’yı astı.[10]

Ulusal Petrol Sızıntısı Tespit Ajansı (Nosda), Shell’in çoğunluğu Port Harcourt şehrinin çevresindeki boru hatlarından kaynaklanan yüzlerce petrol sızıntısından sorumlu olduğunu, bu sızıntıların tarım arazilerini mahvettiğini ve birçoğunun yiyecek ve geçim kaynakları için güvendiği balıkları öldürdüğünü ifade etmiştir.

İngiliz petrol devi olan Shell’in aleyhine açılmış olan davalarda Londra Yüksek Mahkemesi’nde başlayan önemli duruşmada, perşembe günü bir toplum lideri, şirketin Nijerya’daki petrol sızıntılarının neden olduğu çevresel hasarın sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini ifade etti.[11]

BBC’nin yaptığı araştırmaya göre, enerji devi olan Shell’in, Nijerya’nın güneyindeki petrol kirliliğine maruz kalan bölgelerde yürütülen tartışmalı temizleme operasyonunun problemler ve yolsuzluklarla dolu olduğuna dair tekrarlanan uyarıları görmezden geldiğine dair iddiaları ortaya çıkardı.[12]

Nijerya hükümetiyle birlikte Ogoniland’daki petrolle kirlenmiş alanların temizlenmesi için yaklaşık sekiz yıl önce başlatılan çalışmaların iyi gittiğini defalarca dile getirse de, BBC, hükümet tarafından kurulan ve çeşitli petrol şirketleri tarafından 1 milyar dolar (805 milyon sterlin) tutarında fon sağlanan planın bir dizi sorunla karşı karşıya olduğu konusunda yıllardır defalarca uyarıldıklarına dair kanıtlara ulaştı.

The Guardian’da 2023’te yayımlanan bir yazısında, İsviçre’deki St. Gallen Üniversitesi’nin hazırladığı bir rapora göre, anneleri petrol sızıntısı olan bir bölgenin yakınlarında yaşayan Nijer deltasındaki bebeklerin yaşamlarının ilk ayında ölme olasılıkları iki kat daha fazla olduğunu ve bu araştırmanın Nijer deltasında yılda 11.000 erken ölüm yaşandığını ortaya koyduğunu ifade etmiştir.[13]

Sekiz Çocuğumu Kaybettim

Nijerya’da petrol sızıntısından kaynaklı yaşanan çevre kirliliğinin ölümcül sonuçlarına örnek olarak Paulina Agbekpekpe BBC’ye verdiği röportaj dikkat çekmiştir. Nijer Deltası’nın Rivers eyaletinde bulunan Ogonliland halkından Paulina Agbekpekpe, “Çocukların çoğu -içme suyundan- hastalandı ve birçoğu öldü. Sekiz çocuğumu kaybettim ve kocam hasta’’ ifadelerini kullanmış ve petrol sızıntısının yarattığı çevre kirliğinin ölümcül boyutlarını gözler önüne sermiştir.

Nijerya ihracatının %90’ı petrol ve doğalgaz gibi mineral ürünlerden oluşmakta ve bu ürünlerin büyük çoğunluğunu Nijer Deltası bölgesinden temin etmektedir. Geçim kaynaklarının büyük bir bölümünü tarım ve balıkçılıkla sağlayan bölge halkı, BBC’ye yaptığı açıklamada, petrolün veya bazılarının ‘‘kara altın’’ olarak isimlendirdiği şeyin bulunmasından bu yana evlerinin büyük petrol şirketleri, petrol hırsızları ve yolsuz politikacılar tarafından kâr amacıyla kullanıldığını, hiçbir yarar görmediklerini, yalnızca acı çektiklerini ifade etmişler.

Sonuç

1970’lerde yeni petrol ve doğalgaz rezervlerinin bulunmasıyla iktidara gelen siyasilerin bu durumu bir rant aracına dönüştürmesi, yolsuzluklarla ve yozlaşma ile anılan Nijerya siyasetinin oluşumunun sonucunda hem siyasi hem de politik sebepli toplumsal çatışmaların ardı arkası kesilmemiştir. Ayrıca, Shell’in petrol sızıntısının yol açtığı hasar nedeniyle temiz su ve sanitasyondan mahrum yaşamakla birlikte açlık ve susuzlukla mücadele ederken, Devlet Başkanı Bola Tinubu’nun Nijerya’nın yapısal sorunlarına karşı benimsediği iktisadi politikaları içeren reçete, bir neslin gördüğü en kötü yaşam maliyeti krizini tetikleyerek, zaten kötü olan durumu daha da kötüleştirdiği görülmektedir.

Dolayısıyla, Nijerya’daki kaynak laneti, doğal zenginliklerin etkin yönetilememesi sebebiyle iktisadi yaşamda eşitsizlik, siyasal alanda istikrarsızlık ve çevresel tahribat gibi bir dizi soruna yol açtığı görülmektedir. Petrol ve diğer doğal kaynakların ülkeye önemli gelirler sağlamasına rağmen, ilgili kaynakların adaletsiz dağılımı halkın büyük bir kısmının sefalet içinde yaşamasına sebep olmaktadır. Kaynak lanetinin olumsuz etkilerini azaltmak için şeffaflık, hesap verebilirlik ve gelirlerin çeşitlendirilmesine yönelik politikalar geliştirilmesi ve ülkenin yapısal sorunlarına uygun bir reçete benimsenmesi oldukça önemlidir. Ayrıca, yerel toplulukların haklarının korunması ve sürdürülebilir kalkınma stratejilerinin benimsenmesi, kaynakların toplumun tüm kesimlerine fayda sağlamasını garanti altına alacaktır.

Kaynakça

[1] Karaağaç, Y. Kaynak Laneti Teorisi Bağlamında Nijerya ve Çatışma Sorunları. Anasay, (27), 58-73.

[2] İkiz, A. S. (2024). Rantiye devlet teorisi ve doğal kaynak yoksunu ülkelerde işlerliği.
Efil Journal of Economic Research, 7(1), 131-136.

[3] Nigeria, World Food Programme (WFP), https://www.wfp.org/countries/nigeria , Son Erişim Tarihi: 18 Şubat 2025

[4] The Nigerian woman cleaning up a land soaked in oil: 30 October 2022, BBC, https://www.bbc.com/news/science-environment-63416721 Son Erişim Tarihi: 23 Şubat 2025

[5]Nigeria’s ‘wildfire of insecurity’: Starving families, sick children and rampaging violence

The Telegraph, https://www.telegraph.co.uk/global-health/terror-and-security/nigeria-hunger-crisis-conflict-violence-malnutrition-africa/ , Son Erişim Tarihi: 20 Aralık 2024

[6]‘Nigeria we hail thee’ na our heritage – Tinubu on why Nigeria reverse to old national anthem, BBC, https://www.bbc.com/pidgin/articles/cgxxvnw5g4go , Son Erişim Tarihi: 18 Şubat 2025

[7] Nigeria: 33 million could face hunger next year, United Nations, https://news.un.org/en/story/2024/11/1156876 Son Erişim Tarihi: 23 Şubat 2025

[8] BM’den Nijerya için çağrı: 910 milyon dolarlık yardım talebi, EKOTÜRK, https://www.ekoturk.com/haberler/bmden-nijerya-icin-cagri-910-milyon-dolarlik-yardim-talebi/ , Son Erişim Tarihi: 23 Şubat 2025

[9] Shell, İlk Afrika Enerji Anlaşmasında Nijeryalı Yenilenebilir Enerji Grubunu Satın Aldı, DS New Energy, https://tr.dsisolar.com/news/shell-acquires-nigerian-renewables-group-in-fi-61429290.html , Son Erişim Tarihi: 10 Mart 2025

[10] Shell accused of trying to wash hands of Nigerian oil spill mess, Climate Home News, https://www.climatechangenews.com/2024/02/13/shell-accused-of-trying-to-wash-hands-of-nigerian-oil-spill-mess/ , Son Erişim Tarihi: 23 Şubat 2025

[11] Shell ‘destroyed our way of life’, Nigerian leader says ahead UK trial, The Daily Telegraph, https://www.dailytelegraph.com.au/news/national/shell-destroyed-our-way-of-life-nigerian-leader-says-ahead-uk-trial/video/f9d12df487e882bc6185871b5c0bc48f , Son Erişim Tarihi: 23 Şubat 2025

[12] Oil clean-up ‘scam’ warnings ignored by Shell, whistleblower tells BBC, https://www.bbc.com/news/articles/c0rqe85q1jno , Son Erişim Tarihi: 18 Şubat 2025

[13] Nearly 14,000 Nigerians take Shell to court over devastating impact of pollution, The Guardian, https://www-theguardian-com.translate.goog/world/2023/feb/02/nearly-14000-nigerians-take-shell-to-court-over-devastating-impact-of-pollution?_x_tr_sl=en&_x_tr_tl=tr&_x_tr_hl=tr&_x_tr_pto=tc , Son Erişim Tarihi: 18 Şubat 2025

 

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve UDİAD’ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Uluslararası Diplomatik İlişkiler Akademik Araştırmalar ve Eğitim Derneği

Hakkımızda

Uluslararası Diplomatik İlişkiler Akademik Araştırmalar ve Eğitim Derneği, diplomasi ve uluslararası ilişkiler alanında derinlemesine bilgi edinmek, sosyal bilimlerin çeşitli alanlarında araştırmalar yapmak, bilgiyi işlevsel hale getirerek akademik yayınlar yapmak, seminer, konferans ve eğitim faaliyetleri düzenlemek amacıyla kurulmuş bir sivil toplum kuruluşudur.

This Pop-up Is Included in the Theme
Best Choice for Creatives
Purchase Now